Bayramda Kalpte Huzur, Sofrada Denge
Bayramı sağlıkla ve keyifle geçirmek istiyorsak, sofralarda da ölçüye dikkat etmeli, dengeyi mutlaka korumalıyız.
Ramazan ayı boyunca bedenimiz ve ruhumuz bir arınma sürecinden geçti. Uzun süreli açlıklar, iftar ve sahur arasında kurulan ramazan sofraları ile vücudumuz farklı bir düzene girmişti. Ancak bayram sabahı başlayacak zengin kahvaltı ve bayram boyunca devam edecek kutlama yemeklerinin yanı sıra özellikle çeşit çeşit tatlılarla adeta şölene dönecek olan sofralar mutlaka dengeli olmalı. Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Tuğba Memiş, Bayram sofralarında dikkat edilmesi gereken beslenme planı hakkında önemli bilgilendirmeler yaptı. ‘Aşırıya kaçmadan, hem nefsimizi hem bedenimizi doyuran sofralar kurmak en büyük bayram güzelliğidir.’ dedi
1. Bayram Sabahı: Hafif ve Dengeli Başlayın Günlerce aç kalmaya alışan mideye bayram sabahı birden bire ağır bir yük bindirmek, mide yanması, şişkinlik ve sindirim sorunlarına yol açabilir. Güne hafif, sade ve dengeli bir kahvaltıyla başlamak en doğrusudur. Peynir, zeytin, haşlanmış yumurta, taze sebzeler ve birkaç dilim tam buğday ekmeğiyle hem tok tutan hem de mideyi yormayan bir öğün hazırlanabilir.
2. Tatlıya Dikkat: Azı Karar, Çoğu Zarar Bayram denildiğinde hepimizin zihninde envai çeşit şerbetli tatlılar belirse de, sınırsız ve kontrolsüz bir tatlı tüketiminin herhangi bir kronik hastalığımız olmasa dahi çeşitli problemlere yol açabileceği unutulmamalı. Tatlıyı fazla kaçırmak kan şekerini bir anda yükseltip sonra hızla düşmesine neden olabilir. Bu da halsizlik, çarpıntı, baş dönmesi gibi şikâyetlere yol açabilir. Mümkünse bir küçük porsiyonla yetinmek ya da daha hafif seçenekleri,örneğin sütlü tatlıları tercih etmek sağlığımız açısından çok daha uygundur. Burada ikram kabul eden misafirler kadar, ev sahiplerine de fazla ısrar etmemek noktasında bir görev düşmekte. İkramlarımız kahve ya da meyve gibi alternatifler ile çeşitlendirilebilir.
3. Etli ve Yağlı Yiyeceklerde Ölçü Önemlidir Bayram sofralarında kavurmalar, börekler, kızartmalar sıkça yer bulur. Ancak bu yiyecekler özellikle kalp-damar sağlığı açısından risk oluşturabilir. Yağ oranı düşük, fırında veya haşlama olarak pişirilmiş yemekler hem daha hafif hem de sindirimi daha kolaydır. Sofralarda sebze yemeklerine, salatalara da mutlaka yer verilmelidir. Renkli sebzeler ile renkli ve zengin sofralar hem gözümüze hem sağlığımıza daha hoş gelebilir.
4. Su İçmeyi Unutmayın Ramazan boyunca sınırlı zaman diliminde su içmeye alışan vücut, bayramla birlikte bu dengeyi yeniden kurmalıdır. Günde en az 8-10 bardak su içmek, sindirimi kolaylaştırır, halsizliği önler ve vücudun kendini toparlamasına yardımcı olur. Çay ve kahvenin fazla tüketimi su ihtiyacını karşılamaz, muhakkak ekstra sut tüketmeliyiz. Susuz bir diyetin böbrekler açısından büyük risk oluşturduğunu akılda tutmak gerek.
5. Ölçü ve Paylaşma Kültürü El Ele Gitsin Bayram, sadece yemekle değil; paylaşmakla, gönül almakla, birlikte olmakla anlam kazanır. Sofralarımızda da bu ölçü ve denge ruhunu koruyabilirsek, hem kendimize hem de sevdiklerimize gerçek bir bayram yaşatmış oluruz. Aşırıya kaçmadan, hem nefsimizi hem bedenimizi doyuran sofralar kurmak en büyük bayram güzelliğidir. Unutmayalım ki bayram sofraları sadece midenin değil, gönlün de beslendiği yerlerdir. Ramazan’dan kalan o içsel dengeyi bayramda da sürdürebilirsek, hem bedenimiz hem ruhumuz bize teşekkür edecektir. Herkese mutlu ve dilediği tüm güzellikleri beraberinde getirecek huzur dolu bayramlar dileriz.
|
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı